Osmanlı’da İstanbul’u İlk Kuşatan Kim? Fatih Mi? Yıldırım Mı?

(Theodosius Surları)

(Theodosius Surları)
EFSANE
Osmanlı’da İstanbul’u İlk Kuşatan Kim? sorusu sorulduğunda çoğumuzun zihninde İstanbul Fatihi, Fatih Sultan Mehmet gelir. Ondan önce kimsenin İstanbul surlarına dayanmadığı, yani 1453’e kadar İstanbul kapısının hiç çalınmadığı düşünülür. Ama bu hikayenin çok daha derin ve uzun bir geçmişi vardır.
GERÇEK
Fatih Sultan Mehmet, olağanüstü dehası ve cesareti ile imkansız olarak görüleni başarmış, Hz. Muhammed (s.a.v.) müjdelediği İstanbul’u fethetmiştir. Ancak ne Osmanlı’nın ne de Türklerin ilk İstanbul kuşatmacısı değildir.
Türkler İstanbul Kapısına İlk Ne Zaman Dayandı?
Fatih’ten yaklaşık 827 yıl önce, İstanbul surları önünde bir Türk ordusu belirdi. MS 626 yılında, Avar Türklerinden oluşan büyük bir ordu (Slavlar, Gepidler ve Bulgarlar ile birlikte) Konstantinopolis surlarına dayanarak büyük bir kuşatma başlattı. Kuşatma karadan ve denizden eş zamanlı yürütüldü. En sonunda erzak yetersizliği ve Bizans’ın karşı saldırıları Avar ordusunu geri çekilmeye zorladı.
Tarihte İstanbul’u kuşatan ilk Türkler, Avar Türkleridir.
Osmanlı’da İstanbul’u İlk Kuşatan Kimdi?
Osmanlı’nın İstanbul hesabı aslında I. Murat döneminde başladı. Başkenti Edirne’ye taşıyan I. Murat, Konstantinopolis’i neredeyse her taraftan karadaki bağlantısından kesti. Bizans, Osmanlı’ya haraç öder hale getirdi.
Osmanlı’nın İstanbul’u ilk kez kuşatan padişahı Fatih değil, Yıldırım Bayezid’dir.
Yıldırım, 1391’de ilk kuşatmayı başlattı. Toplar henüz surlara yeterince güçlü değildi ve Macarların Rumeli’ye saldırısıyla kuşatma kaldırıldı. Bu ilk denemeden sonra Yıldırım vazgeçmedi; 1394’te çok daha kapsamlı bir kuşatma başlattı. Bu sefer şehir tam anlamıyla abluka altına alındı. Sekiz yıl boyunca İstanbul’un kara bağlantısı kesildi, surların önünden Osmanlı ordusu çekilmedi.
Şehir açlıkla boğuluyordu. Bizans’ın yardım isteği ile Macaristan önderliğinde toplanan Haçlı ordusu kurtarmaya geldi; Yıldırım bu orduyu 1396’da Niğbolu’da tarihin son büyük Haçlı ordusu sayılan kuvveti yenerek geri püskürttü. İstanbul’un düşüşü için artık engel kalmamıştı.
Tam o sırada Doğu’dan bir fırtına geldi: Emir Timur.
1402’deki Ankara Savaşı’nda Timur ve Yıldırım Bayezid karşı karşıya geldi. Bu savaşı Timur kazandı, Yıldırım Bayezid ise Timur’a esir düştü, bir süre sonra vefat etti. Ankara Savaşı ile beraber sekiz yıllık İstanbul kuşatması da sona erdi. Osmanlı ise uzun süren bir Fetret Devrine girdi.
Not: Tarihçimiz Dr. Öğr. Üyesi Sezai Sevim’e göre Timur sıkıntısı olmasaydı, İstanbul’u fethetmek Yıldırım Bayezid’a nasip olacaktı.
II. Murad — Bir Kez Daha Deneme (1422)
Fetret Dönemi’nin ardından toparlanan Osmanlı, Fatih’in babası II. Murat döneminde yeniden İstanbul kapısına geldi. 1422’de surlar kuşatıldı; bu sefer toplar vardı ama surları yıkmaya yetmedi. Anadolu’da çıkan iç isyan kuşatmayı sona erdirdi.

Çağ Açıp Çağ Kapatan Padişah
Fatih Sultan Mehmet Han (1453)
II. Murad’ın tahtı bırakmasıyla ilk 12 yaşında tahta çıkan II. Mehmet, ikinci defa 19 yaşında tahta geçmiş, 21 yaşında İstanbul’u fethetmiştir. Fatih Sultan Mehmet, atasının ve babasının döşediği bu uzun yolun sonunda hem teknik deha hem de sarsılmaz irade ile işi bitirdi. Yıldırım’ın döneminde inşa edilen Anadolu Hisarı‘nın karşısına Fatih Rumeli Hisarı‘nı dikmiş, Şahi topları, gemilerin karadan yürütülmesi, tünel kazma girişimleri ve birçok hamle ile İstanbul’u fethedip Dünya tarihinin dönüm noktası olmuştur.
İstanbul’un Fethi’ni buradan öğrenebilirsiniz.
Peki Neden Yıldırım’ı Bilmiyoruz?
Çünkü sadece kazananlar bilinir. İstanbul’u fetheden Fatih olunca, girişimde bulunup başarısız olan Yıldırım geri planda kaldı. Üstelik Ankara yenilgisi ve Timur’a esir düşmesi, 8 yıllık İstanbul kuşatması ve kararlılığı hafızalarımız yerine tarihin tozlu sayfalarında kaldı.
Tarihçi Yorumu
Prof. Dr. Halil İnalcık, TDV İslam Ansiklopedisi’nde bizzat kaleme aldığı Bayezid I maddesinde, Yıldırım’ın 1394 ilkbaharından itibaren şehri yeniden sıkı kuşatma altına aldığını ve İstanbul’un durumunun çok kötü olduğu bir anda Timur tehlikesinin baş gösterdiğini belgeler.
Turktarih.com Yorumu
– Yıldırım Bayezid’i yalnızca “Timur’a esir düşen padişah” olarak hatırlamak büyük bir haksızlıktır. Sekiz yıl boyunca dünyanın en sağlam surlarını abluka altında tutmak ve Niğbolu’da Orta Çağ’ın son büyük Haçlı ordusunu yok etmek olağanüstü bir başarıdır.
– Peki ya Yıldırım İstanbul’u fethedebilir miydi? Orası bilinmez ama fethetseydi Osmanlı tarihi baştan sona değişirdi.
Ama şunu da hatırlatalım: Fatih Sultan Mehmet’in bu fethi başarması tesadüf değildi. Fatih büyük bir mirası devraldı; ama o mirası taşıyabilecek tek kişi de oydu. Bizans’ın lideri XI. Konstantinos Haliç’e zincir çekecek kadar dahiyken; Türklerin lideri Fatih Sultan Mehmet hem gemileri karadan yürütecek kadar deliydi, hem gücünü gösterecek kadar hırslı ve cesaretli, hem de İstanbul için Şahi topları yaparak o dönemin savaş teknolojisini ve mühendisliğini ileri düzeye getirecek kadar dahiydi.
Sizin Yorumunuz Nedir?
