Atatürk’ün Doğum Günü 19 Mayıs Mı?
Osmanlı İmparatorluğu‘nda doğum, ölüm gibi yaşam olaylarının kaydedilmesi yüzyıllar boyunca son derece eksik ve düzensiz kaldı. Devlet, nüfus sayımlarını vergi ve askerlik amacıyla tutardı; ama bu kayıtlara gün ve ay gibi ayrıntılar çoğunlukla girilmezdi. Selanik gibi çok uluslu, çok dinli bir kentte ise durum daha da karmaşıktı.
Atatürk’ün doğum günü resmi kayıtlarda sadece “1296” (Rumi yıl) olarak geçmekteydi.
Bahar Aylarında Doğmuştu..
Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca tam olarak hangi gün doğduğunu bilmedi. Kendisine bu soru her yöneltildiğinde, annesi Zübeyde Hanım’ın hafızasındaki o tatlı bilgiyi paylaşırdı: “Anam, benim bir bahar ayında, güller açarken doğduğumu söylerdi…” Peki, bu belirsiz bahar günü nasıl oldu da Türk milletinin kaderinin değiştiği 19 Mayıs tarihiyle özdeşleşti?
19 Mayıs Fikrinin Babası: Reşit Saffet Atabinen
1919’un üzerinden yıllar geçmişti ama o yılın 19 Mayıs sabahı hâlâ hafızalarda canlıydı. Bandırma Vapuru, Samsun iskelesi, duman ve deniz kokusu, yorgun ama kararlı bir Paşa…
Mustafa Kemal’in doğduğu günün 19 Mayıs olarak kabul edilmesindeki ilk kıvılcım, bir dost meclisinde atıldı. Türk Turing ve Otomobil Kurumu’nun kurucusu, dönemin önemli aydınlarından Reşit Saffet Atabinen, Atatürk’ün de katıldığı bir toplantıda sözü Gazi’nin doğum gününe getirdi. Belki resmî bir etkinlik için bir tarih gerekiyordu. Belki sadece merak etmişti.
”Paşam, doğum gününüz ne zaman?”
Atatürk güldü. Bilmediğini söyledi. Annesi bahar aylarında doğduğunu hatırlıyormuş, bundan fazlasını değil. Reşit Saffet Atabinen bir an düşündü, sonra cevap verdi:
”O hâlde 19 Mayıs olsun. Türklerin kaderinin değiştiği gün. Milletin yeniden doğduğu gün.”
Atatürk başını salladı: Öyle olsun.
Atatürk bu fikri çok beğendi. Kendini hiçbir zaman milletinden ayrı görmeyen, attığı her adımı milletine adayan bir lider için, kendi doğumunu bir ulusun küllerinden doğuşuyla eşitlemekten daha güzel bir onur olamazdı. Bu fikir Mustafa Kemal Paşa’nın zihninde yer etti.
İngiltere Kralı’nın Telgrafı ve Atatürk’ün Doğum Günü 19 Mayıs
Takvimler 1936 yılını gösteriyordu. İngiltere Kralı VIII. Edward, Türkiye Cumhuriyeti ile gelişen dostane ilişkilerin bir nişanesi olarak Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün doğum gününü resmi bir telgrafla tebrik etmek istedi.
İngiliz Büyükelçiliği, kutlama tarihini netleştirmek adına Türk Dışişleri Bakanlığı’na başvurdu. Ancak şöyle bir gerçek vardı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği dahil devletin hiçbir kademesinde Gazi’nin kesin doğum günü yazmıyor ve kimse bilmiyordu. Konu en sonunda bizzat Atatürk’e arz edildi. Atatürk, derin bir devlet adamlığı ve sembolik bir dehayla şöyle cevap verdi:
” Bana sormayınız, ben de bilmiyorum. Ama bir gün doğmak lazımsa, o gün niçin bir 19 Mayıs olmasın?”
Bu yanıtın ardından Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla İngiliz Elçiliği’ne resmi bir yazı yazılarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğum tarihinin 19 Mayıs 1881 olduğu bildirildi. Kral’ın telgrafı da bu doğrultuda kabul edildi.

Türk Dışişleri Bakanlığının cevabı

Atatürk’ün doğum günü olarak seçtiği tarih, İngilizlere karşı Anadolu’da tutuşturulan bağımsızlık ateşinin ilk kıvılcımıydı. Hem de Atatürk o günü İstanbul’dan değil, tam olarak Samsun’dan başlatmıştı: 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan ayrılmış, 19 Mayıs sabahı Samsun limanına ayak basmış, imkansız görülen mücadeleyi kazanmıştır. Ve şimdi bir İngiliz kral, tebrik etmek için o tarihi soruyordu.
Tarihin ironisi bazen en güzel öğretmendir.
“Ben” Değil “Biz” Diyen Bir Lider
Atatürk, ölümsüz eseri Nutuk’a doğrudan şu güçlü cümleyle başlar: “1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım.”
Kendi doğum gününü soranlara 19 Mayıs’ı işaret etmesi, bireysel varlığını tamamen Türk milletinin mücadelesiyle birleştirdiğinin en somut kanıtıdır. O, şahsi bir doğum günü kutlamasındansa, bir milletin uyanış gününü kutlamayı tercih etmiştir. Bugün bizler 19 Mayıs’ı kutlarken, sadece bir bağımsızlık meşalesinin yakılışını değil, aynı zamanda o meşaleyi yakan dehanın dünyaya gelişini de selamlıyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk ve kızı Ülkü
Kaynaklar:
– Cumhurbaşkanlığı Arşivi, (İngiltere Kralı VIII. Edward’ın telgrafına ilişkin Dışişleri Bakanlığı yazışmaları).
– Reşit Saffet Atabinen’in Hatıraları, Türk Turing ve Otomobil Kurumu Arşivi
– Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk
– Tek Adam (3. Cilt), Şevket Süreyya Aydemir
(Reşit Saffet Atabinen kısmındaki diyalog, dönemin anı yazınına dayanan bir parafrazdır.)
Yazar
Dijital Vakanüvis Udagan
